Cehenneme bile kabul edilmeyenler

“Geniş tanımlı işsizlik” olarak da adlandırılan atıl işgücü oranı yeniden yüzde 30’un üzerine çıkarak yüzde 31,5’e ulaşmış durumda. 
Yani işsizlik oranı düşerken, işsizlik sorunu ortadan kalkmıyor, tam tersine biçim değiştirerek ağırlaşıyor. İnsanlar ya iş aramaktan ümitlerini kesiyor ya da kısmi zamanlı işlerle yetinmek zorunda kalıyor ve geçinebilmek için düşük ücretli, güvencesiz, düzensiz işlere razı oluyor. 
Türkiye ekonomisi düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve güvencesiz ağır çalışma koşullarıyla çalışanların büyük çoğunluğuna bir cehennemden fazlasını sunmuyor. Daha kötüsü, milyonlarca insanı bu cehenneme bile kabul etmiyor, son derece vahşi bir biçimde dışlıyor. Toplumun oldukça geniş bir kesiminin ekonomik hayata katılamamasının sosyal ve siyasal anlamının yeterince tartışılıp anlaşılmadığı; toplumsal dışlanmanın, ümitsizlik ve çaresizliğin sonuçlarının henüz tam olarak görülmediği ise açık.