“Dünyanın en kötü fikri”

Oysa iktisat disiplini açısından incelenmesi ve açıklanması gereken önemli bir olgu ortada duruyor: TL’nin reel olarak bu kadar değerlenmesine ve reel ücret artışlarının bu ölçüde sınırlanmasına rağmen fiyat artış hızının istenen ölçüde yavaşlamamış olması. Bu, kullanılan modellerin Türkiye ekonomisindeki fiyat oluşum süreçlerini açıklamakta yetersiz kaldığını gösteriyor. Özellikle hizmetler başta olmak üzere birçok alanda fiyatları yukarı çeken başka dinamikler olduğu görülüyor. Yüksek enflasyon ortamında fiyatlama gücü olan kesimler toplam gelirden daha büyük pay almaya çalışırken, bunun maliyeti en güçsüz ve en kırılgan kesimlere, yani ücretlilere yükleniyor.